Peşin Alınmış Ücret

Gecenin oldukça ilerlemiş bir vaktinde özel bir kliniğin önünde duran taksiden üç kişi indi. Şoför yarı baygın yaşlıca bir adamın bir koluna aynı yaşlarda görünen hanımı ise diğer koluna girerek sürükleyerek ve zorlukla adımladıkları kısacık yolun sonunda içerideki görevlilerce görüldüler. Hemen sedyeye alınan adamı acil servise diğerini ise danışmaya aldılar. Bazı şeyler sordular. Yatırılan yakınının kimliğini isteyerek aldıkları bilgileri büyükçe bir deftere yazdılar. 

Götürebileceği en yakın yer burasıydı. Bu arada serviste bir koşuşturmacadır başladı ve çok kısa bir süre sonra yanına gelen doktor geçmiş olsun efendim dedi. Hastanızın durumu iyi değil. Onu hemen ameliyata almamız gerek. O zaman doktorumuzu çağırmadan önce beni bağışlarsanız birkaç şey sormam gerekiyor. Kadıncağız zaten doktorun o bıçak gibi ilk sözcüğüyle sarsılmıştı. Durumu iyi değil… Bundan sonrası ne olabilirdi ki? Doktor devam etti: Kan gerekecektir. Bazı işlerinizi kovalayacak ayağına çabuk birileri lazım. Kiminiz kimseniz yok mu? 
Bizimki sanki dinler gibiydi ama belliydi ki söylenenlerden hiçbir şey anlamıyordu. Donuk, anlamsız ve yağmur gibi boşanmaya her an hazır gözlerle öğlece bakıyordu. Kurumuşçasına damarları derisinden fırlamış ellerini göğsünün üzeride kavuşturup yere bakakaldı. Beriki tekrar söze girdi. Emekli sandığı veya sigortadan bir sağlık karneniz var mı? Ya da giderleri karşılayacak halde misiniz?  
Gözlerine dolan yaşları buruşuk mendiline silerken birkaç kez bir evimiz var oğlum dedi. Bir evimiz. Böyle bir günde biricik can yoldaşına yar olmayacak idiyse daha neye yarardı ki bu taş yığını? Hiç düşünmedi bile. Tam o sırada servisten telaşla gelen biri bir şeyler söyledi. Yerinden fırlayan önlüklü adam servise doğru koşarcasına yürürken danışma bölümündekine Cemal Bey’i arayın dedi.  
Dalından düşmek üzere olan kuru bir yaprak gibi sallanan yaşlı kadını oradaki bir koltuğa zorla oturtabildiler.  Ve  aradan çok geçmeden saçları azıcık dökülmüş parlak çehreli biri hızla içeriye girdi. Hemen ayağa kalkan kapıdaki başladılar efendim dedi. Yeni gelen iyice hızlanarak bir kapıdan daldı. Yaşlı kadına yıllar gibi gelen iki saat sonra peşinden yardımcılarıyla dışarıya çıkan Cemal Bey tam önünde durdu ve gülümseyerek kadıncağızın yüzüne baktı. Elini çökük omzuna koyarak haydi geçmiş olsun teyzeciğim dedi merak etme amcamız çok iyi yarın görüşürüz. Daha sonra oradakilere bazı emiler veren Cemal Bey oyalanmadan ayrıldı. 

Kadıncağız iki gün sonra yoğun bakımdan çıkarılan ve tertemiz bir odaya alınan beyinin yanında on beş gün boyunca kaldı. Herkes O’na ve eşine çok iyi davranıyordu. Ne kan ve ne de bir başka şey isteyen vardı. O kadar ki hem kocası hem de kendisi günden güne gözle görülür bir iyileşme içindeydiler. Üstelik burası evlerinden çok rahat idi.  
 
Hepsi çok iyiydi de ya bu özel bakım ne olacaktı? Biçare kadın bu soruyu düşündükçe ürperiyordu. Acaba evleri bu yapılan giderleri karşılayabilir miydi? Başta söylemişti yalnızca bir evcikleri olduğunu. Bir şey demediklerine göre demek ki kabul etmişlerdi. İçinden: Besbelli getirip evin tapusunu veririm gayrı azımızı çoğa saysınlar. Hele Mehmet Efendi bir iyileşsin de diye geçiriyordu. 
Ve bir sabah artık taburcu olacaklarını söylediler. Bir hemşire yaşlı kadını Cemal Bey’e götürdü. O güne kadar sanki aman rahatsız olmasınlar dercesine kendini bir şekilde onlardan uzak tutmaya çalışan adam, oturduğu masadan saygıyla kalkıp onu karşıladı ve yer gösterdi. Önünde yığınla kağıtlar vardı. Geçmiş olsun Selime Teyze diye ismiyle seslenerek gülümsedi Cemal Bey. Artık Mehmet Amca’yı eve götürebilirsin. Birkaç şey yazdım. Şimdi hazırlarlar ve sana verirler. Ambulansımız da sizi evinize bırakacak.  

Kadıncağızın dudakları titredi: Allah sizden razı olsun yavrucuğum.  Diye inledi, kekeleyerek yalnız borcumuzu nasıl ödeyeceğiz? Evimizin tapusu.. Gi.. Gi.. Giderler. ? Cemal Bey ayağa kalktı gelip yaşlı kadının ellerini tuttu. Gözleri nemliydi. Bu gördüğün yer benim Selime Teyze dedi. Ben ücretimi yirmi yıl önce Mehmet Amca’dan peşin olarak almıştım. Çaresiz bir çocukken yatılı okula yazılabilmem için şehre gidiş dönüş paramı O vermişti. Dul anama daha size ve sizin gibi altın yürekli insanlara çok borcum var benim. 
Koltuğuna yığıldığı yerden komşusunun en son yıllarca önce gördüğü sevimli çocuğunu ancak çıkarabilen yaşlı kadın boğuk bir sesle fısıldandı. Cemal.. Gerçekten sen misin yavrum? 
         



Etiketler: Peşin,Alınmış,Ücret,Osmanlıca,hikayeler

Sosyal Medya

İletişim

osmanlicadersler@gmail.com

iletisim@osmanlicadersler.net

© 2018 - Sonsuzkod Her Hakkı Gizli ve Saklıdır.Kesinlikle İzinsiz Paylaşım Yapılması Yasaktır.

Skip Navigation Links